Emekliler Bayram İkramiyesi Artışı Konusunda da Tepkili: “Kendileri Yiyorlar Yiyorlar, Bize Para Yok Diyorlar.
Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) En düşük emekli aylığında yapılan bin 62 liralık artış ve seyyanen zam isteklerinin karşılanmaması emeklileri memnun etmedi. Şimdi gözler bayram ikramiyesi artışında… Ancak yine bin liralık bir artış dillendirilirken, ekonomistler 2018’deki değerinin korunabilmesi için en az 13 bin liralık bir artış yapılması gerektiğini vurguluyor. Okmeydanı Pazarı’nda ANKA’ya konuşan emekliler ise “Kendilerine bol bol harcarken, bize şöyle 3 kuruş… Alay ediyorlar hepimizle… Dilenciye versinler; kendileri harcasınlar o parayı… Kendileri yiyorlar yiyorlar, para yok diyorlar. Köprüleri de satıp onu da yiyecekler… Yazık insanlarımıza…” sözleriyle tepkilerini dile getirdi.
Ramazan yaklaşırken emeklilerin bayram ikramiyelerinin artırılmasına ilişkin düzenlemenin meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Bu düzenlemeyle 4 bin TL olan güncel emekli bayram ikramiyesine asgari ücrete yapılan oranda zam uygulanarak 5 bin liraya çıkarılacağı belirtiliyor. Ancak uzmanlar bunu yetersiz buluyor. O uzmanlardan çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik “AKP, emekli bayram ikramiyesinin 4 bin liradan 5 bin liraya çıkması için hazırlık yapıyormuş… Bu bayram ikramiyesi değil bayram harçlığı olur. AKP 2018’den bu yana emekli bayram ikramiyesini pula döndürdü. 2018’de emekli bayram ikramiyesi (1000 TL) asgari ücretin (1.603 TL) yüzde 62.4’üydü. Bayram ikramiyesi asgari ücrete göre artırılsa 2026’da yaklaşık 17 bin 500 TL olması gerekir. 2018’de emekli bayram ikramiyesi Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYH, pasta) yüzde 2.3’üydü. Bayram ikramiyesi ülkenin büyümesine göre artırılsa 2026’da 20 bin 225 TL olması gerekir” dedi.
Okmeydanı’ndaki pazarda ANKA’ya konuşan emekliler de bayram ikramiyelerinde bin liralık olası artışı değerlendirdi.
“Saraylarda bol bol harcıyorlar, bizlere sadaka gibi para veriyorlar”
“Alay ediyorlar hepimizle”
Emekliler şöyle konuştu:
“Kendilerine bol bol harcarken, bize şöyle 3 kuruş… Niye onlar belirliyorlar anlayamadık bu parayı da. Alay ediyorlar hepimizle. Çok acı. İyi olacak ama. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik. Onlar şimdi kendileri belirledik zannediyorlar ama bu ülkeyi onlara hiç kimse bırakmayacak, bu yanlış yapanlara”
“Dilenciye versinler; kendileri harcasınlar o parayı… Kendileri yiyorlar yiyorlar, para yok diyorlar. Artık kimse inanmıyor. Türkiye bitiyor artık, bitti. Köprüleri de satsın, onu da yesin. Arazileri sattılar sattılar. Avrupa gelsin İstanbul’u fethetsin, parayla. İsrail gibi. (Filistin) sattı, ne oldu? Aynı şey bizim başımıza gelecek. Çok karamsarım”
“Ramazan gelmeden etiketler değişti her şeyde. Alım gücü yok. Yüzde yüz (artış) da yapsa başa çıkamayız bu etiketlerle. Yazık insanlarımıza. Alım gücü tamamen bitti gitti. Hayat, geçim zor. Emekli insanlar ölsün diye bekliyorlar”
“Çok bile. Bir millet layık olduğu düzenle yönetilir. Biz buna layıkız. Başka bir ülkede olsa şu durumda yüzde 30-35 iktidara oy kalır mı? Böyle şey mi olur?”
“Allah yardım etsin bu vatandaşa. Saraylarda bol bol harcıyorlar, bizlere sadaka gibi para veriyorlar”
“Kıt kanaat geçiniyoruz ne yapalım. Maaşa bir zam veriyor, bunlar da zamlanıyor”
“Eskiden kalite bakardık, şimdi ucuzluk”
“Asla. Vicdanlarına bıraktım artık. Çıksınlar alışverişe, ne alıp ne alamadığımızı görsünler. Torunlar var, torunlara harçlık veremiyoruz. Eskiden kalite bakardık; şimdi ucuzluk. Nerede ucuz onu takip ediyoruz”
“Hiç yeterli değil, günümüz ekonomik koşullarında. Halkın durumu ortada. Enflasyonun durumu ortada. Bunları hak etmiyoruz. Sadece ‘hak’ diyorum; hak etmiyoruz”







