Haber

İmamoğlu’na sahte diploma soruşturması: Avukatlarından Saraçhane’de açıklama

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na açılan ‘sahte diploma’ soruşturması ile ilgili avukatları Prof. Dr. Adem Sözüer ve Mehmet Pehlivan Saraçhane’de açıklama yapıyor.

Prof. Dr. Adem Sözüer’in açıklamasından başlıklar şöyle:

OLAYIN İKİ YÖNÜ VAR: Bu olayın iki yönü var. Biri ceza hukuku yönü, biri de idare hukuku yönü. Bildiğiniz gibi ben ceza hukuku yönüyle ilgileniyorum. Fakat ceza hukuku deyince aslında bugün basında da her gün konuşulan bu raporu ben de, okuyunca şaşırdım. Çünkü Ekrem İmamoğlu’nun ceza hukuku sorumluluğuyla ilgili hiçbir şey yok. O yüzden ben de düşünüyordum, ne mütalaa yazacağız diye.

34 YIL SONRA GÜNDEME GETİRİLİYOR: İki konu ceza hukukunu ilgilendiriyor ama idari hukukunu da ilgilendiriyor. Bir de uygulamacıları var. Şimdi ben hem hukuki boyutunu, tabii ki bir önemli ölçüde ceza hukukuna, gayet iyi hakimim. Fakat bir de uygulama yönü var. Bu konuda da dün Profesör Doktor İzzet Özgenç’le konuştuk. Biliyorsunuz biz onunla birlikte komisyonlarda da bulunduk. O da uzun yıllar YÖK başkan vekilliği yaptı. Hatta birlikte Kıbrıs’taki bazı üniversiteleri denetlemek üzere de gittik. Rektörlerimizle konuştum, uygulamacı olanlarla. Ondan sonra dekanlarımızla konuştum. Dolayısıyla hani konunun uygulama yönünü de bilgilerimizi tazeleyerek geldik. Ben de her yatay geçişte bir komisyon olur. O komisyonlarda görev yaptım. Ayrıca fakülte yönetim kurulları karar verir. Orada da görev yaptım. Ayrıca da İstanbul Üniversitesi’nde çok uzun yıllar soruşturma komisyonu başkanlığı da yaptım. O yüzden konunun uygulamasının da içindeyim. Ben bu konu gündeme taşınınca hep şunu sordum. Yani 1990 yılında aradan, 34 yıl geçmiş böyle bir soru gündeme getirildiğinde ne yapılır? Hemen o zamanki yönetmeliğe bakılır. O yönetmeliğe göre işler doğru mu yapılmış, yapılmamış mı, ona bakarım. Peki burada nedense soruşturulan Ekrem İmamoğlu, o yönetmeliğe bakıp acaba Ekrem İmamoğlu bu yönetmeliğe aykırı bir iş mi yapmış mı diye ona bakarız. Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye geçiş yapıyor. Orada İngilizce işletme okuyor. Buradaki İngilizce işletme bölümüne geçiyor. Burada bir sorun yok. O zamanki mevzuata göre çalışkan öğrenciler için bu imkan var. Hani bir ÖSS puanına da gerek yok. O da tamam. Ve 1990 yılında ne YÖK’ün ne başka bir kurumun hani biz bunu üniversite olarak görmüyoruz diye bir yazısı da yok. Zaten buna aslında biz komisyondayken bakardık. Bu bir üniversite mi, programı aynı mı, derdik. Ona göre o komisyonlar karar verdi. orada da bir sorun yok.

Ayrıntılar geliyor…

(HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu