Ekonomi

Orta Doğu’daki ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını yukarı taşıdı

Investing.com – Brent petrolün varil fiyatı, bugün 69,9 dolar seviyelerine çıkarak son iki ayın en yüksek düzeyine ulaştı. ABD ile İran arasında artan gerilim, küresel petrol arzında aksama yaşanabileceği endişelerini artırarak fiyatları yukarı taşıyan en önemli etken olarak öne çıktı. ABD’nin, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerin başarısız olması durumunda İran’ın ABD üslerine karşı saldırıda bulunabileceği yönündeki tehdidine yanıt olarak Orta Doğu’daki bazı personelini kısmen tahliye etmeye hazırlanması, bölgedeki tansiyonu yükseltti.

Petrol fiyatlarında yaşanan bu artış, jeopolitik risklerin enerji piyasası üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Orta Doğu’daki askeri faaliyetlerin yoğunlaşabileceğine dair bilgiler, piyasaların temkinli hareket etmesine yol açarken, arz kaynaklı olası bir bozulma endişesi yatırımcıların petrol pozisyonlarını artırmalarına neden oldu.

ABD-Çin ticaret anlaşması enerji talebi beklentilerini artırdı

Petrol fiyatlarını destekleyen bir diğer gelişme ise ABD ile Çin arasında yürütülen ticaret görüşmelerinde kaydedilen ilerlemeler oldu. Salı günü iki ülke, tarifeler ve ticaret konularındaki sorunları hafifletmeye yönelik bir çerçeve ve uygulama planı üzerinde anlaşmaya vardı. Bu gelişme, dünyanın en büyük iki petrol tüketicisi olan ABD ve Çin’de ekonomik aktivitenin güçlenebileceği ve dolayısıyla enerji talebinin artabileceği beklentisini öne çıkardı.

Artan küresel talep umudu, özellikle pandemi sonrası ekonomik toparlanmayı sürdüren ülkelerde enerji ihtiyacının daha hızlı büyüyeceği öngörüsüne dayandırılıyor. Bu bağlamda, ABD-Çin anlaşması yatırımcılarda petrol talebinin artacağına dair bir güven ortamı oluşturdu ve fiyatlara yukarı yönlü destek sağladı.

ABD enflasyon verileri ve Fed beklentileri

Ekonomik cephede ise ABD’de açıklanan enflasyon verileri petrol piyasası üzerinde dolaylı bir etki yarattı. Beklentilerin altında gelen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, ABD Merkez Bankasının (Fed) yılın ikinci yarısında faiz indirimine gidebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Bu durum, finansal koşulların gevşeyebileceği ve ekonomik aktivitenin desteklenebileceği beklentisini artırarak dolaylı olarak petrol talebine de olumlu yansıdı.

Petrol piyasası, düşük faiz ortamında yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesiyle desteklenebilirken, artan likidite ve ekonomik genişleme beklentileri de enerji tüketimini artırabilecek potansiyele sahip. Bu faktörler birleştiğinde, enflasyon verilerinin yumuşak gelmesi de petrol fiyatlarının yükselmesini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Ham petrol stoklarındaki azalma fiyatlara ek destek sağladı

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından yayınlanan haftalık veri raporuna göre, 6 Haziran ile sona eren haftada ham petrol stokları 3,6 milyon varil azaldı. Beklentiler ise stokların sadece 2 milyon varil azalacağı yönündeydi. Gerçekleşen düşüş, piyasada arz dengesine yönelik olumlu bir sinyal olarak değerlendirildi ve fiyatların daha da yükselmesine katkı sundu.

Stoklardaki beklentilerin üzerindeki azalma, talep koşullarının güçlü seyrettiğini ve rafineri faaliyetlerinin yüksek düzeyde sürdüğünü işaret ederken, arz tarafındaki sınırlamalarla birleşerek piyasada arz-talep dengesini daralttı. Bu gelişme, Brent petrolün 70 dolar seviyelerini test etmesine neden oldu.

Piyasalarda temkinli iyimserlik hâkim

Yaşanan son gelişmelere karşın analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin kısa vadede sınırlı kalabileceği uyarısında bulunuyor. Maybank analistleri, Brent petrol fiyatlarının psikolojik direnç seviyesi olan 70 doların üzerine kısa süreli olarak çıktığını, ancak piyasada halen ticaret savaşı kaynaklı belirsizliklerin sürdüğünü ifade etti. Teknik göstergelerin aşırı alım sinyalleri verdiği belirtilirken, bu durumun fiyat artışlarının istenilen ölçüde kalıcı olmasını engelleyebileceği vurgulandı.

Öte yandan, İngiltere Denizcilik Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından yayınlanan bir uyarıya göre, bölgedeki tansiyonun artmasının deniz yollarında askeri hareketliliği tetikleyebileceği belirtilirken, bu durumun deniz taşımacılığına doğrudan etki edebileceği kaydedildi. Bu gelişmeler ışığında piyasalar jeopolitik riskler ve ekonomik göstergeler arasındaki dengeyi yakından takip ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu